
1997 yılından beri profesyonel olarak web arayüz tasarımı yapmaktayım. Bir çok iş görüşmesi yaptım, yıllar boyu görüşülen kişiydim, kariyerimin dolambaçlı yolları uzunca bir süredir masanın diğer yanı olan görüşen koltuğuna oturttu…
Bu konu ile ilgili fikirlerimi daha önce belirtmiştim. Bu mülakatlarda son zamanlarda dikkatimi çeken bir ayrıntı hakkında görüşlerimi paylaşmak arzusundayım. Görüştüğüm bir çok tasarımcı aynı zamanda farklı firmalar ile de görüşme yaptıklarını belirten profesyoneller. Ancak dertli oldukları ortak konu bu kurumların onlardan portföylerinin yanı sıra kendileri için özel olarak çeşitli tasarım işleri istemeleri.
Görüştüğüm tasarımcılar bu konuda hayli dertliler, iş görüşmelerinin bu aşamasında bu şekilde bir baskının onlar için olumsuz olduğu hepsinin ortak fikri.
Peki bu talepte bulunanlar neden başarılı sonuçlar ile karşılaşamaz örnekleyelim.
Öncelikle tasarım ruh işidir. Bulunduğunuz ortamdan o gün içinde bulunduğunuz duygu durumuna kadar bir çok etken mevucttur. Hal böyle iken tasarımcıdan daha önce hakkında hiç bir fikri olmadığı, iç dinamiklerinden haberi olmayan, oranın havasını solumamış, estetik anlamda ise kurum içi görsel bütünlük, tipografi, kurumun görsel kültüründen birhaber şekilde bir şeyler tasarlamaya, ortaya çıkarmaya çalışmanın sonunda olacakları tahmin etmek kolay aslında.
Kurum kültüründen uzak, kendi kendine üretilmiş bir iş. Peki şartlar böyleyken çok arzulanan o işi bu garip istekler yüzünden kaybetmenin hayal kırıklığı? Elbette üzüntünün maddi bir karşılığı yok…
Hatta bu gibi durumlar içinde bu tip işlerin istenip, gönderilmelerine rağmen olumlu ya da olumsuz cevap bile alamamış olanlar ile tanıştım. Bir de işin nezaket ile ilgili yanı var tabi.
[well]Mantık bu mu yani?
“Aslında portföyündeki işler yetersiz, bir de bizim için bir çalışma yap bakalım, uyarsa az-ucuz bir paraya tutarız seni, çünkü zaten aslında yetersizsin ama yine de bir deniyoruz???”[/well]
Ben bu durumun oldukça etik dışı olduğu kanısındayım. Bir grafik tasarımcının yaptığı işler ve çizgisi bellidir. Bunu size sunduğu portföy üzerinden görmek çok mümkün. Geri kalan ise iş disiplini ve karakter özellikleri. O da firmaya uyumlu ise, sorun kalmıyor aslında.
Ayrıca firmaların deneme süreleri var, bu süreyi de değerlendirmeleri mümkün. Eğer tasarımcının yaptığı işleri beğenmezseniz, deneme süresi dolmadan yolları ayırmanız mümkün. Öte yandan az maaş çok iş sloganı ile yola çıkan şirketlerin arayışlarında bu tip bir uygulamaya gitmelerine de anlam verdiğimi söyleyemem.
Bu tip taleplerde atlanan bir başka konunun ise telif ile ilgili olduğu düşüncesindeyim. Çünkü bu işler karşılıksız yaptırılıyor. Üstelik size verilecek olumsuz yanıttan sonra bu işlerin kullanılıp kullanılmayacağı konusunda bir bilgi ya da garanti de yok.
Bu tip taleplerde bulunan kurumlar biraz ateşle oynuyor aslında. Ancak ben işin etik tarafı ile daha çok ilgiliyim. Evet iş görüşmesine sözlü cevap almak üzere hayal gücünün sınırlarına ulaşmak için “Bizim için bir logo çizsen nasıl olurdu?” ve benzeri sorular soarabiliyoruz. Ancak bunun kağıda dökülmesi beklenemez. Dediğim gibi bu işleri yapmanın bir çok farklı dinamiği var. Siz olsanız elinde ehliyeti ile gelmiş taksi şöförlüğü yapan birine sen araba kullanabiliyor musun der miydiniz?


Yorumlar (1)
ercan karahandiyor ki:
2 Ocak 2014 11:42 pmŞunu söylemek isterim ki; ülkemizde Grafik Tasarımcıların işi oldukça zor! Çok duyum alıyoruz ki kendilerine büyük ajansız diyipte çalışanlarının sigortasını bile yapmayanlar var. Bir ay orada bir ay burada. Ankara da bu oran daha az belki ama istanbulda ki arkadaşlarım ve konuştuklarımız çok dertli. Güven yok ajanslara kesinlikle. İnsanların birbirinin kuyusunu kazmak için uğraşmasıda cabası. Bu iş rahat kafa işi yani ruhunuz rahat olacak! Şu iş acil bu iş acil o şöyle bu böyle bir hengamede insanlar boğulup gidiyor. Bir tasarımcı bana göre şu yolu izlerse güzel bir iş hayatı olur; kendini mesleğinin ilk yıllarında oldukça geliştirmeli daha sonra ya kendi tasarım ofisini açmalı ya da bir kurumsal firmanın bünyesinde (inhouse) tasarımcı olarak çalışmalı. Hem keyif alır hem tasarım için zamanı çok olur hemde hayatını devam ettirmek için maddi yönden güçlü olur. Ne yazık ki bunu yapmak gerekmekte kanımca bu zamanda ülkemizde. Aslında yukarda ki konu ile alakalı pek değil ama yazmak istedim. iyi günler herkese.