Kapatmak için Esc tuşuna basın

İş Disiplini

Daha önce son teslim tarihinin tasarımcılar hatta tüm çalışanlar için ne kadar önemli olduğundan dem vurmuştuk. Şimdi biraz da kendimizi disipline edelim bakalım…

Öncelikle belirtmek gerek ki, iş disiplini olgusu işvereninizin size gönüllü ya da gönülsüz olarak uygulamaya çalıştığı bir takım kurallardan oluşmamakta.

Bazı kaynaklarda, işine gelmeyenler bu durumu,  işverenin yazılı olmayan bir takım kimi sert kuralları elemanları üzerinde uygulamasıdır gibi saçmalıklara rastlasam da, gerçek iş disiplinin kişinin kendisini eğitmesi, geliştirmesi ve tecrübe kazanmasıyla gelişebileceğine inanan biriyim.

Bu kavramın içinde yatan olguları genellediğimizde,  başta yaptığınız işe saygı göstermeniz, patronunuza, amirinize karşı saygılı aynı zamanda iyi bir  diyalog içerisinde olmanız, iş arkadaşlarınızla iyi geçinmeniz bulunduğunuz ortamda adab-ı muaşeret kurallarına uymanız, çalışma saatlerine önem vermek olarak sayılabilir.

İş disiplininizi ne kadar çok geliştirebilirseniz, aynı oranda verimli ve başarılı olabilirsiniz. Bu profesyonelliğinize de pozitif olarak etki edecektir.

İşinize konsantre olmak, daha iyi işler yapmak, size verilen sürelere uymak bu kavramın parçalarıdır. Bunların yanında birde kaliteli işler çıkarabiliyorsanız iş hayatınızda herşeyin iyi yönde olduğunu varsayabiliriz.

İster serbest olun, isterse bir yere bağlı olarak çalışın ve ne kadar vazgeçilmez olduğunuzu düşünürseniz düşünün, iş disiplinine sahip değilseniz ticari ilişkileriniz uzun ömürlü olmayacaktır.

Tüm bu çalışana yöenlik tavsiyelerin yanısıra işverenlerin de dikkat etmesi gerekenler olduğunun altını çizmek lazım. Çalışanlarını rahatsızlık verecek boyutta sıkı kurallar ile boğmayan, anlayışlı bir yaklaşımda bulunan firma veya kişilerin kazançlı çıkacağı kesin.

Bu anlamda her iki taraf için de karşılıklı kurulmuş dengelerin sonuçta ortaya çıkan işlerin kalitesine sonsuz derecede etki edeceği ise kesin.

Yorumlar (3)

  • bitlimakinadiyor ki:

    18 Mart 2009 1:58 am

    Hasan bey yine güzel bir yazı olmuş, ancak yazınızı okurken aklıma gelen bir konu oldu belki birgün bunun için de birşeyler yazarsınız. Nacizane “Türkiye’de nasıl freelance tasarımcı olunur?” Bu konu ile ilgili daha önce birkaç yazınız var ancak genellikle yabancı kaynaklar, organizasyonlar. Böyle bir konuda kişisel bir yazınızı görmek en azından beni mutlu eder. İyi çalışmalar.

  • Fatihdiyor ki:

    18 Mart 2009 10:28 am

    Çok güzel bir yere değinmişsin bence abi. İnternet sektöründe bu biraz daha ön plana çıkıyor bence, çünkü internet sektöründen çalışan insanlar göre daha genç olduğu için bu konu internet sektöründe bir önem kaznıyor.

  • yakuterdiyor ki:

    22 Mart 2009 1:59 pm

    İş disiplini aslında insanın kendisiyle yarışmasıdır. Tamam sosyal ilişkiler elbette önemlidir fakat daha önemli olan bir şey varsa o da sürekli “verilen işi nasıl daha iyi yapabilirim?” düşüncesiyle hareket etmektir. İşte bu noktada insan kendiyle yarışmaya ve kendini yenmek için hep bir adım ötesini düşünmeye, araştırmaya ve çalışmaya başlar.

    İşverenlerin de çalışanlarına güvenmesi gerekir. Öyle ki tanıdığım bir arkadaşım söylemişti. İşveren odanın her yerine kamera döşetmiş ve personel çalışıyor mu diye bakıyormuş? İnsan sürekli kendine çevrilmiş bir kamera olunca nasıl çalışabilir, o insandan ne kadar verim alınabilir orasını siz düşünün.

    Abi ellerine sağlık bu güzel yazı için. Senin bu tecrübelerin bile insanın kendisini eğitmesine vesile oluyor.

    Saygılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir