
Logo dünyası son bir kaç yıldır belki de en bereketli dönemlerini yaşıyor. Elbette bunda değişen görsel trendlerin, sadelik ve basitliğin ön plana çıkarak, çabuk algılanabilen ve akılda kalıcı işler ortaya çıkarma isteğinin büyük etkisi var.
Son dönemde değişen, gelişen logolara birlikte göz atalım isterim.
Instagram’ın yeni logosu tartışılıyor!

Kısa süre önce hem grafik dünyasında hem de sosyal medyada en çok ses getiren çalışma elbette Instagram’ın yeni logosu oldu. Kimse böyle bir çalışma beklemiyordu tabii, üstelik logo’nun bu aşamaya gelişi de şık bir video ile anlatılmıştı.

Ancak genel kanıya ben de hak veriyorum.

Hani yıl olmuş 2016 degrade mi kaldı diyesi geliyor insanın. Bu durum sosyal medya’da eğlenceli paylaşımların da oda noktası oldu tabi.

Bu arada Instagram sadece kendi asıl logosunu değil, diğer servislerinin logolarını da ana markası ile aynı stilde değiştirdi.
DC Comics’den yeni logo?

Güncel bir başka haberle devam edelim. DC’de bir kez daha logosunu yeniledi. Daha önce 2012’de yenilediği logosu aslında gayet keyifli olan kurum, yeni çıkaracağı çizgi romanlar ve eğlence şirketi algısına yönelik olarak bu yenilemeyi yaptığını söylese de, ne kadar gerekli ve acil olduğu da tartışılır. Kurum 2012’den önce de 2005’de logosunu değiştirmişti.
Bir tık büyütmek istediğin logoya dön bir bak istedim…
Bu çalışmayı sosyal medyada paylaşacak olsam, altına yazacağım laf bu olurdu kesin :)

Bir seyahat arama motoru olan dohop’taki değişim ne kadar samimi, şen şakrak olmuş siz de görün istedim. Bu topraklarda bu tip bir logo alternatifi ile patrona gitseniz, sonuç net olur: Kapının önünde bulursunuz kendinizi. Cesur, basit ve eğlenceli işlere alışmamız lazım artık.

Bir diğer başarılı çalışma da ReCode’dan geldi. Ben bu yenilemeye bayıldım. Tertemiz, şık ve kullanılabilir.
TNW’den büyük değişim!

Uzunca bir süre hep en beğendiğim logo sorulduğunda TNW logosunu vermiştim yanıt olarak. Ancak onlar da bambaşka bir yola gittiler yeni kimliklerinde. Bu değişimin altyapısı ve gerekliliği konusunda uzun uzun açıklamalar yapmışlar, ancak bunlara girmiyorum. Gitti gül gibi logo :(
Eventbrite sadelikten yana!

Eventbrite mevcut logosunu basitçe değiştirenlerden. Şirket Flat tasarım ilkelerinin iliklerimize kadar işlediği bugünlerde logosunda basit olmayı seçen bir başka marka oldu.
Google Play’de yenilik…

Logosunda düzeltmeye giden bir başka marka ise Google Play. Yeni stratejisi ile uyumlu düz renklerden oluşan logo, geçtiğimiz günlerde görücüye çıktı.

Flat Audi!

Audi logosunu flat trendine uyarlayan bir başka marka oldu. Otomobil firmalarının bir çoğu da bu değişime ayak uyduruyor aslında. O kromajlı, kabartılı ve metalik logolarından kurtularak sade ve minimalist bir anlayışın yolunu tutuyorlar. Bunu kısa süre önce Mini logosunda da görmüştük.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden şık hareket!

Türkiye’de bir çok eğitim kurumunun ihtiyacı olan değişimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi farkederek logosunda bir yenilemeye gitmiş. Kesinlikle doğru ve eskisinden daha modern bir çalışma olmuş.
Yeni logo hakkındaki detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
Webby Awards’dan minimalist anlayış.

Değişim furyasına katılan bir başka marka da, yakından tanıdığınız Webby Awards oldu. Onlar da temelinde sadelik ve minimalizmin egemen olduğu yeni bir düzenlemeye gittiler.
Genel olarak son dönemde logo dünyasındaki en önemli ve göze batan değişimleri sizler için derledim. Yakında bir spor logoları dosyası yayınlayacağım, eminim ilginizi çekecektir.
Bu arada siz de yorumlarınızla katkıda bulunursanız sevinirim.


Yorumlar (7)
Yasindiyor ki:
3 Haziran 2016 9:47 amDohop’taki tespit ne kadar doğru. Bugün Behance gibi en iyi tasarımcıların olduğu platformları takip ediyorsun, renk armonileri mükemmel, çizgiler sade, anlamlı, yeni trendler filan, diyorsun mükemmel işler hakikaten, göz var nizam var, bir estetik var, bu değişimler yenilikler, güzel şeyler bunlar, acaba diyorsun bu sadelik anlaşılır mı burada, bu sadeliğin ve basitliğin ne çok şey anlatacağını anlayabilirler mi? Bir deniyorsun yok, iki deniyorsun yok, üç deniyorsun… Bu kendini yıprattığın bir gayrete dönüşüyor, web sitelerinde çalışmalarında da aynı şekilde, bugün ülkemizde bu anlamda marka sahipleri olarak geleneksel anlayışlarımızı inatla devam ettiriyoruz. Bayılıyorlar degradelere, kabarıklıklara, onlar olmayınca kendilerini güçlü gösteremeyeceklerini sanıyorlar. Yenilik için cesaret lazım bize. Basitlikteki gücü görebilmeliyiz.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesindeki sadelik girişimi umut verici. Daha öncede Palandöken Belediyesi logosunda gördüğüm buna benzer değişim de anlamlıydı. Recode’yi çok beğendim.
Paylaşım için teşekkürler.
Gökhan görkemdiyor ki:
5 Haziran 2016 8:24 pmEvet yine bir HASAN YALÇIN klasiği ile karşı karşıyayız. Yine doğru tespitler ve geliştirmeye yönelik eleştiriler(Tabi bunları dikkate alacak yetkili bulabilirsek). Ben de geçenlerde bir logo tasarımı yaparken karşılaştığım bir olayı aktarayım. Logo ile ilgili beyin fırtınaları en sade çizgilerle kompozisyonu anlatmak altın oranlar olaylar olaylar çıkardık prototipi gönderdik firmaya.Firmadan gelen cevap “OLMAMIŞ DAHA FARKLI ÇİZİMLER OLSUN”. Neye göre olmamış ne olmamış biz kafayı yerken dedik bizden bu kadar… Aradan zaman geçti herif kağıda şirketin baş harfini yazmış, harfin içine de kelimenin devamını yazmış bunu istiyorum dedi. 5 Dakikada vectorele dönüştürdük yolladık, dediki siz KİNG’siniz :) Sözün özü bizim ne kadar profesyonelleştiğimiz değil kitlemizin profesyonelleşmeside çoook önemli.. Hoşçakalın:)
Hasan Yalçındiyor ki:
5 Haziran 2016 11:47 pmTeşekkürler @görkem girişin korkuttu ama, öyle bir girmişsin ki yine sallamış bizim eleman diyeceksin sandım :D
Her yorum değerli benim için, teşekkürler..
Gökhan görkemdiyor ki:
6 Haziran 2016 5:20 amAşk olsun hasan abi yıllardır takip ederim seni bu ülkede sektörün bence kemik kadrosundasın:)
Ayhan KORKMAZdiyor ki:
11 Haziran 2016 8:20 pmGerçekten çok güzel bir anlatım olmuş. Ben tasarım yönünde sıfır olsam da bu konudaki yazıları okumaktan ve tasarımları görmekten çok memnunum. Özellikle İnstagram logusundaki değişime benimle benzer tepki vermiş olmanız harika :) (Tabi ben olmamış bu demiştim, sizin gibi teknik analizle değil :) )
muratdiyor ki:
13 Haziran 2016 7:19 amHasan bey hiç anlamıyorum turk telekom logosunu bulundğu sayfada şöyle demişsiniz “ogo ve kurumsal kimlik konusu çoğu yazımda da değindiğim şekilde en güçlü olduğum disiplin değil” madem durum böyle neden her gördüğünüz logoyu eleştiryorsunuz hepsi tüh kaka, bu eleştiriye alacağım yanıtıda biliyorum “ben 10 senedir bu işi yapıyorum” 10 senedir bu işi yapıyor olmanız iyi yaptığınız anlamına gelmiyor muhakkaki güzel işler yapmışsınızdır ama iyi bilmiyorsanda logo konusu eleştirme ve kardeşim neticede seninde yaptığın logoları gördük
ALPdiyor ki:
23 Haziran 2016 4:15 pmInstagram degrade stiline getirdiğiniz eleştiriye katılamıyorum malesef. Tarzlar çok çabuk tüketiliyor. Tasarımcıların bir kısmı trend olan şeyleri kullanmaya çalışıp zamanı yakalama çabasına girerken bir kısmı da daha farklı şeyler yapmaya çalışıp riskli işlere yönelebiliyorlar, Instagram logosunda olduğu gibi. Geçmişte moda olan tarzlara bazı cesaretli tasarımcılar yeniden dönme cesaretini gösterebiliyor. Bu gün moda olan renkler ve kullanımlarının bundan 1-2 sene sonra da olacağının garantisini kim verebilir? On sene önce revaçta olan ve bu gün güldüğümüz tarzlar yarın yine gündeme gelebilir. Apple yeni iOS’ta iconları değiştirdiğinde pek çok kimse cicili bicili bularak burun kıvırmıştı ama arabirim şimdi kimsenin gözüne batmıyor. Bir kaç sene sonra tekrar Aqua’ya dönüş olursa kimse şaşırmamalı. Hipsterism moda oldu hipster olmayanı dövüyorlar neredeyse. Şarkıcı, türkücü herkes sahiplendi ne hikmetse. Bir zaman sonra bu da geçecek elbette. Material design, Flat UI diyoruz, o sıcak renkler bir iki yıla tarihe gömülebilir. Sözün özü bir döngünün içindeyiz ve çok hızlı harcıyoruz herşeyi.