Tasarımcı Performansı Ölçümlenebilir mi?

Tasarımcı Performansı Ölçümlenebilir mi?

Kurumlarda, takımlarda, departmanlarda en çok sorgulanan cevabı bulunamayan konulardan biridir tasarımcıların ya da kreatif personelin performans değerlendirmesi. Peki sağlıklı bir ölçütü olmayan bu durum için ne gibi yöntemler izlenebilir birlikte bir zihin jimnastiği yapalım mı?

Öncelikle işe kurumsal gözlükle baktığınızda  elinizde performans değerlendirmesi yapmanız gereken bir tasarımcı veya tasarım grubu vardır. Bu noktada kurum içerisindeki yeri, pozisyonu ve özlük hakları ile iyileştirmeler ile ilgili olarak bu gruba ait personelin genel olarak değerlendirme puanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Buraya kadar yazılanlar için kurumsal gereklilikler diyebiliriz. Ancak bu kurumun da bir postane ya da pastane(!) olmadığını, kendi içinde yaratıcı işlere imza attığını kabul edersek bu ölçümleme nasıl yapılabilir? Çünkü elimizde bugün kaç mektup eve ulaştı ya da kaç tane pasta yaptık gibi rakama dayalı istatistikler bulunmamakta…

Bu durum havuzun başka köşelerinde yüzen diğerleri için biraz daha kolay bir çözüme sahip olabilir. Yazılım, sistem, frontend, backend geliştiricilerin performans değerlendirmeleri için bazı metrikler oluşturmak mümkün olsa da tasarımcılar için bu tip bir uygulama yapmak güç. Peki bir tasarımcının yıl boyunca iyi bir performans gösterdiğini anlamak için kabul edilebilir ölçütler neler olmalı ya da olabilir bir bakalım.

Yarı Ölçümlenebilir Metrikler

Yaratıcı birinin ortaya çıkardığı eser ve çalışmalarda tam olarak bir ölçümün yapılarak (Örn: Günde minimum 25 sayfa tasarım yapmak v.b) performans kriteri olarak ortaya konmasının imkansızlığından dolayı yarı ölçümlenebilir metrikler olarak konuya göz atabiliriz.

Yaratıcılık

Çok ölçümlenebilir bir hal olmasa da yaratıcılık bu sınıflama içerisinde yer alabilir, tasarımcının ortaya çıkardığı çalışmanın eşsizliği -ki bu noktada aynı kategorideki diğer örnekler baz alınabilir- tekil olması, özgün olması gibi değerlendirmeler yapmak mümkündür.

Problem Çözme

Proje akışında yer alan beklenmedik durumlar karşısındaki problem çözme ve sonuca ulaşma yetisi ve bunun devamlılığı bir performans kriteri olarak tanımlanabilir.

Fonksiyonellik

Brief’te belirtilen gereklilik ve fonksiyonalitenin tasarıma yansıtılması da bir kriter olarak belirlenebilir. Brief’te yer alan fonksiyonların eksiksiz ve işlevsel olarak tasarım üzerine taşınması, çözümler üretilmesi ve yine bunun sürekliliğini de bir kriter olarak kabul etmek mümkün.

Verilen Hedeflere Ulaşma ve Uyum

Genelde ajanslarda ve ülkemizdeki kurumsal işletmelerde yıllık hedefler koymak pek olası değildir, ancak yine de buna rağmen bir tasarımcının uzun ve kısa vadeli konulmuş hedefler üzerinden çalışma sistematiği, hazırlık, kuluçka dönemi ve bu hedefler ile ilgili süreç yönetimini ne derece efektif yaptığı bir performans kriteri olarak değerlendirilebilir.

Deadline

Belki de bir tasarımcı için en önemli performans ölçütü proje bitiş tarihlerine gösterdiği özen olarak kabul edilebilir. Çünkü bu ölçüt aynı zamanda diğer ölçümlenemeyen bir çok kriterin birleşmesi ile orataya çıkan bir metrik sayılabilir. Kendi çalışma sistematiğinden kaynaklanmadığı sürece işlerini zamannında teslim eden tasarımcı ya da tasarım grupları her zaman bulundukları kuruma değer katarlar, bunu da unutmamak lazım.

İş Takibi

Tasarımdan doğan ürünler genel olarak tek başlarına bir şey ifade etmezler. (Basılı işler ve geleneksel bazı özel dallar hariç..) Bir televizyon için tasarladığını Volume Barı için bile arka planda çalışacak bir yazılım ve bunu gösterecek bir televizyon gerekliliği vardır. Bu açıdan özellike dijital ve etkileşimli medyada tasarımcının çoğu zaman üzerine düşen görevlerden biri de yaptığı işlerin ekrana veya ilgili mecraya aktarımında deformasyona uğramamasını sağlamaktır. Buna kısaca işi sahiplenme veya iş takibi diyebiliriz. Bu duruma hevesli, ben yaptım işim bitti zihniyetini yerine işi final aşamasına kadar takip eden tasarımcılar için performans değerlendirmesinde ekstra puan vermek elbette mantıklı olacaktır.

Genel olarak nispeten ölçümlenebilir halleri bu şekilde toparlamak mümkün. Elbette bu kriterlerin içerisine genel iş ahlakı, ekip çalışmasına uyum ve benzeri genel kurumsal çalışma etikleri ile ilgili maddeleri de eklemek mümkün.

Ölçümlenemeyen Kriterler

Tasarımcı performansı değerlendirmesi yapılırken hiç dikkate alınmaması gereken başlıklara da kısaca göz atmak gerekirse;

Skor

Bir tasarımcı için hiç bir zaman günde X sayıda sayfa üretebilir, hafta boyunca tam XX sayıda iş çıkardı, task kapattı şeklinde değerlindirme yapılmamalıdır. Tasarımda hız, çoğu zaman felakettir. Eli hızlı olmak ile hızlı tasarım yapmak arasındaki farkı kaçırmamak lazım. Kaldı ki bir tasarımcı haftanın 4 gününü kuluçka dönemi yaşayarak geçirip beşinci gün olağan dışı miktarda, harika işlere imza atabilir. Onun için sayı/zaman bir performans kriteri olmamalıdır.

Estetik Değerler

En ölçüm dışı değer, tasarımcının ortaya koyduğu çalışmanın estetiğidir herhalde. Estetik değerler daha çok kişisel beğeni ve algı ile ilgilidir. Yani kişiye göre değişir, aslında her insanın farklı renklerden hoşlanması bu konu için iyi bir örnektir. Bu sebepler nedeni ile tasarımcının estetik anlayışı ile ilgili bir performans değerlendirmesi yapmak doğru olmayacaktır. (Eğer kişi 90’lı yılların trendlerinde takılıp kalmamış ise.. :) )

Kullanım Rakamları

Web ya da aplikasyon tasarımcılarının çalışmalarının ne kadar fazla ya da az kullanıcı tarafından kullanıldığı da bir kriter olarak değerlendirlemezler arasındadır. Arkasında farklı pazarlama / fikir unsurları taşıyan her yaratıcı iş için bu geçerlidir. Kısaca mükemmel bir tasarıma sahip uygulama hiç rağbet görmezken, sıradan bir tasarımla kitlelerin ilgisini çekebilen diğer uygulama arasında tasarımcı performansından söz etmek oldukça olanaksız…

Etkisiz Görünen Etkenler

Bir de yarı ölçülebilir metrikleri etkileyen ama etkilemezmiş gibi görünen unsurlar var. Kendi çalışma sistematiği dışında kalmasına rağmen tasarımcının performansına olumsuz etkide bulunan bu unsurlardan bazılarını yanlış ve kalitesiz brief, onay süreçleri, gereksiz başa dönüşler, tekrar eden iş talepleri şeklinde sıralamak mümkün.

Özet olarak toparlamak gerekirse en kısa yoldan bir tasarımcı performansı üzerinde durmak için uzun ve kısa vadeli hedeflerde gösterdiği uyum çıkardığı iş ve problem çözme yeteneğini çalıştığı projelere nasıl aktardığı gibi unsurların periyodik olarak tasarımcının performansını belirlemede ana kriterler olabileceğini söylemek mümkün.

 

Son Yazılar
Yorum ( 1 )
  1. Jerfi
    30 Eylül 2013 at 11:43 pm

    Pek üzerinde durulmayan güzel bir konu lakin tasarımcılar için de bir “performans değerlendirme ölçütü” olmalı ki bu ölçüt sonucunda gerekiyorsa bir takım bonus haklara sahip olabilsinler. Elbette ki bu yok hatta hiç düşünülmemiş. Oysa kurumsal kimliği yüklenen bir kişi ve departmanın performansı niye ölçülmez benim de şimdiye kadar anlam veremediğim bir olgu…

    Tasarımcı personelin veya departmanın şirkete diktiği elbise olmuş mu olmamış mı üst yönetimden bakan yok sanırım. Tek kriter işlerin zamanında yetiştirilmesi olmamalı hatta bu bir kriter bile olmamalı. Eğer bu önemli bir kriter olacaksa her işin bir şablonu, matbu basımı şirketin hali hazırda çalışmakta olduğu baskı stüyosunda mevcut olur ve bu şablonlar üzerinde yapılacak bir kaç ufak düzenlemeyi de o stüdyonun “elemanı” halleder ve her iş zamanında yetişirdi.

    Bana kalırsa en önemli kriter tasarımcı personelin veya departmanın şirkete diktiği elbise oturmuş mu oturmamış mı bu olmalı. Üst yönetim bu veriden yola çıkarak bir performans değerlendirmesine gitmeli. Şirketlerde çalışanlar o şirkete bir değer katabiliyorsa performans ölçütüne tabii olabilirler. İşleri zamanında yetiştirmek (elbette aksamalar olabilir) zaten çalışma hayatının en büyük kuralı oysa asıl kriter ortaya çıkan iş sonucu “şirketin elde ettiği kazanım” olmalıdır.

    Pazarlamacılar şirkete kazandırdığı müşteri sayısı ile, muhasebeciler şirketi dara düşürmeyen akılcı para yönetimi ile şirkete değer katarlar. Tasarımcı(lar) ise ortaya çıkardıkları iş(ler) ile şirketin değer çıtasını yükseltirler ve iyi bir tanıtımın şirkete müşteri kazanımı olarak dönmesini sağlarlar.

    Bu aslına çok uzun ve Türkiye’nin çok yabancı olduğu bir konu…

    Oysa şirketler gerek in-house veya gerekse çalışmakta oldukları tasarım ajanslarının yaptıkları işlere yönelik bir performans değerlendirmesi yapmalıdırlar. Ama bu “işler zamanında yetiştiriliyor mu yetiştirilmiyor mu” şeklinde değil “yapılan iş bana ne değer kattı” şeklinde olmalıdır.

    “Şablon Düzeltici” ile “Tasarımcı” arasına ciddi bir fark vardır önce iş verenlerin bunu anlaması gerekir!

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla