Gizemli Bir Sanat Dahisi: Mehmed Siyah Kalem

Gizemli Bir Sanat Dahisi: Mehmed Siyah Kalem

Bugün sizlere öğreneli çok olmayan ancak tanışınca hayran kaldığım gizemli bir isimden, çağının ötesinde muazzam bir resim üstadından; Mehmed Siyah Kalem’den söz etmek istiyorum. Üstelik bu yazı Tasarımcı’nın El Çantası’nın 1000.ci yazısı!

Bir gece geç vakitte Fundalina ile Cumhuriyet öncesi sanatsal kültür’den bahsederken (Ne konu ama!) ilk kez kendisinden duydum bu ismi… Daha önce bir kaç eseri aklımda takılmış olsa da kim olduğunu ilk defa o gece sohbetinde öğrendim Mehmed Siyah Kalem’in.

Bu meslekte “alaylı” olarak yol alırken elbette bir sanat tarihi eğitimi de almadım. Bu gibi konular hakkında mümkün olduğunca araştırarak, öğrenerek ve okuyarak bilgi sahibi olmaya çalışıyorum. Bazen çok geç kalmış olsam da…

msk1

O gece uzun uzun söz ettik üstaddan, yaklaşık bir aylık bir arayıştan sonra piyasada bulunmayan ve sahaflarda fahiş fiyatlara alıcı bulan önemli bir almanak-albüm olan Ben Mehmed Siyah Kalem – İnsanlar ve Cinlerin Ustası kitabını edinmeyi başardım, bir çırpıda da okudum.

Sizlere de bu bilinmezliğin gizemindeki eşsiz resim üstadı Siyah Kalem’i biraz anlatmak istiyorum.

msk2

Mehmed Siyah Kalem’in tam olarak hangi dönemde yaşadığı, kimliği hatta gerçek adı bile bilinmiyor. Nasıl ve ne kadar yaşadığı da öyle. Adeta tarihten silinmiş, bilinmez ve görünmez biri gibi…

msk3

Bilinen tek şey bugüne kadar ulaşmayı başarmış bir grup eserinde yer alan olağanüstü tasvirler ve tarzı. Üstelik işin ilginç tarafı sanatçının eserlerinin kabul edilen tarz ve akımların, belli coğrafya ve dönemlere ait sanat kültürlerinin de dışında aykırı çalışmalar olması.

msk5

Siyah Kalem eserlerinde kaotik ortamların yanı sıra günlük yaşama ait esinlenmeler görmek mümkün. Sanatçının eserlerinde bir çok doğa dışı varlık tasvirine rastlanmakta ve bunlar biraz dikkatli incelediğinizde son derece etkileyici ve zamanının ötesinde çalışmalar.

Akım olarak bakıldığında daha çok Asya, Doğu ve hatta Çin kültürlerine yakın durduğunu varsayabiliriz. Ancak bazı eserlerinde de İslam sanatına yakınlığı, daha da ötesinde Batı ve Hıristiyan kültürlerine, inanması zor ama Hindu ve Moğol kültürlerine ait çizgileri de sezinlemek olası. Minyatür’den Budizm kültürüne uzanan bir yolda harmanlamış çalışmalarını büyük üstad.

msk6

Eserlerinde şeytani ve doğa üstü varlıklar kadar, insan tarafını da tasvir etmeye çalışan Mehmed Siyah Kalem, çalışmalarında daha çok İpek Yolu üzerinde rastlanabilecek görselleri taşımış, insan ve hayvan figürlerine de yer vermiştir. Bazı eserleri çok gerçekçi olsada bazıları son derece gerçek dışı karakterler sergilemekte.

Ancak işin hem üzücü hem de anlaşılmaz tarafı bugüne kadar hakkında hemen hiç bir bilgiye ulaşılamamış olması. Eserlerinin hemen hepsi rulolar halinde saray arşivlerinde oradan oraya sürüklenmiş. Rulo resim kültürünün de Doğu ve Asya kökenli olduğunu hatırlatmakta fayda var.

msk7

Resimlerinin üzerinde yer alan farklı isimlerde imzalar da işin cabası.  Sanatçının bazı resimlerinin üstüne “Kâr-ı Üstad Muhammed Siyah Kalem” (Üstad Mehmet Siyah Kalem’in işi) yazılmış. Bunların sonradan mı yazıldığı yoksa kendisine mi ait olduğu ise bilinmiyor. Oysa dönem kültürlerinde çizerlerin, nakkaşların, ustaların kendini Üstad olarak tanımlaması kabul gören bir olgu değil. Bazı kaynaklarda Mehmed Siyah Kalem’in aslında Fatih Sultan Mehmed olduğu da dillendirilmiş.

msk8

Çizimlerine, tarz ve etkisinde kaldığı akımlara bakıldığında üstadın 14-15.ci yüzyıllarda, Türkistan ya da Orta Asya’da yaşadığı iddia ediliyor. Ne büyük bilinmezlik!

msk9

Siyah Kalem’in çizimleri Saray köşelerinden çıkarılıp ilk defa 1910 yılında Münih’te sergilenmiş. Yaklaşık olarak 1900’lerden 1960’lara kadar süren seri araştırmalar sonucunda kesin bir bilgiye ulaşılamasa da, eserlerin Yavuz Sultan Selim döneminde Topkapı Sarayı’na getirildiği konusunda hemen tüm araştırmacılar fikir birliğine varmışlar.

Bugün hala kim olduğu bilinmeyen Mehmed Siyah Kalem Türk sanat tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri kabul edilmekte. Ben henüz gidip görmedim ancak, Topkapı Sarayı’nda bazı eserlerinin sergilendiği söyleniyor. En kısa zamanda görmek için sabırsızlanıyorum doğrusu.

Mehmed Siyah Kalem: Onunla ilk kez bu yazıyı okuyarak tanıştıysanız çok mutlu olurum! En azından onu öğrenmek için benim kadar geç kalmamışsınız demektir!…

Son Yazılar
Yorum ( 7 )
  1. Protechman
    11 Eylül 2014 at 9:02 am

    Ben yeni tanıştım. Teşekkürler :)

  2. Cemil Meriç
    16 Eylül 2014 at 7:48 pm

    Koskoca İmparatorluğun ne cevherleri vardı, Cumhuriyeti kuran kadro bunu yok etmek için elinden geleni yaptı, Karadeniz’e dökülen gemiler dolusu kitaplar, Bulgaristan’a satılan İmparatorluk arşivi, en acısı da harf katliamı, hafızamızı kaybettik, kimiz neyiz bizde bilmiyoruz, her on yılda hafızası silinen toplum haline geldik,

    üstadın dediği gibi ’ ’Türkiye mazisine bağlayan limandan demir almış bir gemi; bir daha dönmemek için yola çıkmış gemi, meçhul bir geleceğe doğru yol alan istikameti belirsiz, rotası kayıp, dümeni bozuk, pusulası kırık kimliksiz bir gemi. Böyle bir geminin fırtınalı enginlerde batmasına hangi güç engel olabilir ki…’

  3. bilgehan
    1 Ekim 2014 at 2:48 am

    Sanat tarihi 3. sınıf öğrencisi ve tasarımcıyım. Ilk defa duydum. Kurcalayacak yeni bir şey çıktı. Teşekkür ettim.

  4. fotoğrafçılık kursu
    1 Ekim 2014 at 9:46 am

    Yazının görselleri çok hoşmuş. Tabi yazıda bilgilendirici nitelikte olmuş

  5. aylakutlu
    6 Nisan 2015 at 4:43 pm

    ben tanımaya çalışıyorum, yazınız güzel ama bana daha çok bilgi lazım

  6. Defne
    24 Mart 2016 at 2:23 am

    Biz de bu kitabi ariyoruz, herhangi bir yolla bulamadik. Siz nasil edinebildiniz?

  7. Tarkan Özel
    12 Temmuz 2016 at 9:33 am

    CEMİL MERİÇ ADLI ŞUURSUZ, ULU TÜRK BAŞBUĞU ATATÜRK, BİZİM ANAMIZIN IRZINI KURTARDI LAKİN SEN VE SENİN GİBİ HAÇLININ GAYRİ MEŞRU DÖLLERİNİN, ANASINI KURTARAMAMIŞ OLACAK Kİ, BÖYLE KİMLİKSİZ VE ŞUURSUZ BİR ENİK OLUP, UTANMADAN BÖYLE YORUM YAPARSIN. TÜRK CUMHURİYETİNİ KURAN KADRO, TÜRK İMPARATORLUĞUNUN HAÇLININ KARŞISINDA YOK OLMASINI ÖNLEMİŞ VE TÜRK CUMHURİYETİ OLARAK YAŞATMIŞTIR. HARF DEĞİŞTİRİNCE BİR GECE CAHİL KALMADIN, AKSİNE TÜRKÇE OKUR-YAZAR HALE GELDİN. SOYSUZ ARAPIN BOZUK ABECESİYLE OKUR YAZAR ORANI %5’İ GEÇMEZKEN, ETRÜSK TÜRK ABECESİNE GEÇİLDİĞİNDE BU ORAN KISA SÜREDE %25’LERE YÜKSELDİ.

    1300 Yıllık Göktürkçede Kullanılan Cümle Anlamı
    Boz bulıt yorudı. Boz bulut yürüdü.
    Boyun üze yagdı. Boyların üzerine yürüdü.
    Kara bulıt yorıdı. Kara bulut yürüdü.
    Kamıg üze yagdı. Her şeyin üzerine yağdı.
    Kamıg=Kamu Her şey

    100 yıllık Osmanlı Türkçesinde Kullanılan Cümle
    “Amed-i medid ve ahd-i ba’iddir ki danişgah-ı istifade nihadı-ı Zanu-yı taleb etmekle arzu-yı kesb-i edip kılıp”

    ULU TÜRK BAŞBUĞU ATATÜRK, ULU TÜRK IRKINI ÖZÜNE DÖNDÜRDÜ!! Be beyinsiz ebu cahil..

Bir cevap bırakın
Captcha Captcha güncellemek için resime tıkla