Bloglar arası birbirini mimleme modası çıkmış, herkes bir tanıdığını mimliyor ve mimlenen kendi hakkında kullanıcılarının bilmediğini düşündüğü 5 konu hakkında yazı yazıyor ve son olarakta birini mimliyor.
Değerli dostum Fatih Hayrioğlu‘da beni mimlemiş, uzun süredir ara verdiğim yazılarıma böyle eğlenceli ve samimi bir aktivite ile dönmek daha keyifli olacaktır diye düşündüm…
5 Yıldızlı Photoshop FM
Beni tanıyanlar genelde gördüklerinde zihinlerinde photoshop, grafik arayüzler web 2.0sal (!) siteler, Star Wars ve benzeri şeyleri canlandırırlar. Oysa ben Selçuk üniversitesi Turizm mezunu bir adamım, bir süre bu sktörde çalıştıktan sonra vazgeçip bölgesel bir yabancı müzik radyosunda hem yöneticilik yaptım hemde uzun süre “Mor Üzerine Pembe Puantiyeli Dakikalar” adında bir program hazırlayıp sundum. Yıllarca bu programı takip eden dinleyicilerimden biri ile tanıştığımda benim Ömer Karacan olduğumu sandığını ve o şekilde dinlediğini söyledi ki dumur mu olayım, iltifat olarak mı kabul edeyim bilemedim ?..
Güç seninle olsun
1978 de annem hayatımı değiştirecek bir hareket yaparak beni Star Wars filmine götürdü, akabinde 17 hafta daha üst üste aynı filme götürmek zorunda kaldı! (O yıllarda bazı filmler 52-54 hafta vizyonda kalırdı.) Star Wars efsanesine nasıl bir aşk ile tutuldu isem 1997′de bir site kurdum, bugün o site Dünyanın kendi dilinde yayın yapan en büyük Star Wars Sitesi oldu, Sinema dalında Türkiye’nin en iyi sitesi seçildi ve Altın Örümcek aldı. Eşimle nişanlanmadan önceki gece kendisine telefonda Star Wars filmleri ile ilgili sorduğum 45 sorunun 40 adedine doğru yanıt vererek, hayat arkadaşım olarak ne kadar doğru bir seçim yapmış olduğumu kanıtladı :)
Nescafe Gold ?
Çalışırken çay kahve tüketmeyi seviyorum, ancak kahve ile ilgili şöyle bir hareket varki, bazen bir fincan kahveyi bitirmem 4-4,5 saati bulabiliyor, bu bağlamda önerim, beni gördüğünüz yerde kahve ısmarlamanız, zira, bana sunulacak bir fincan kahvenin hatırı kırk yıl değil bir asır olacaktır şüphesiz.
Tecrübe
Hayatımda para kazandığım ilk iş, bir tatil köyünde bulaşık yıkamak olmuştu. Ortaokuldaydım sanırım, hem California’dan gelen bir “Yaz İngilizce Kursu” na devam ediyor hemde çalışıyordum. İkinci ayın sonunda patronumun maaşımı eksik verip “Anne’ne harcadım dersin ne olacakki?” demesi suretiyle iş hayatındaki ilk kazığımı yemiş, ilk istifamıda vermiştim. Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir atasözünü ise bu olaydan yıllar sonra öğrendim.
Otomobil Uçar Gider
Kullanmayı bilmeme rağmen, bir gün bir otomobil sahibi olmayı pek düşünmediğim yada planlamadığımdan olsa gerek, ehliyet almadım. Hiç beklenmedik bir anda bir otomobil sahibi olunca da öyle ortada kalakaldım, ehliyetini otomobil sahibi olduktan 3 ay sonra alan tek sürücünün benim olmam mı yoksa ehliyet-direksiyon sınavına benimle birlikte katılarak, 12,5 cm gökdelen topukla gelip o papuçlar ile debriyaja, frene basamayarak sınavdan geçer not alamayan hanım kızımızın durumumu daha garip pek kestiremiyorum :)
Böylece bende mimlenmiş oldum, şimdi benimde birini mimlemem gerek. Ben biraz büyük oynayıp yazılarını keyifle takip ettiğim kitabı çıkar çıkmaz satın aldığım sevgili Mehmet Doğan‘ı mimliyor olacağım.
Umarım kendisi yoğun temposuna kısa bir ara vererek bu hoş zincire bir halka ekler.

Pingback: Aktif Blog | Blogdan Al Haberi » Kısa Kısa
Pingback: RSS Haber Sitesi » Blog Arşivi » Kısa Kısa
Pingback: Kısa Kısa