Aç Kollarını Altın Örümcek
Altın Örümcek 2008 tamamlandı ve ödül töreni yapıldı, öncelikle kazananlar ve katılanların hepsine tebrikler, zira hepsinde öyle veya böyle ciddi bir emek söz konusu. Ancak bu bir zamanların en prestijli web ödülleri hakkında bu senede laflar hazırladım!
Geçen yılın derece alan site sahiplerinden biri olarak öncelikle katılımda ve dereceye girmeniz durumunda taahüt edilen adsense reklam çeklerimi hala alabilmiş değilim. Zaten dereceye girdiğimi bile bir mail ile bildirmekten aciz olan organizasyon sayesinde konuyla tamamen alakasız bir başka haber sitesinde öğrenmiştim kazandığımı. Bu ciddiyetsiz durum ve değerlendirmelerin aynı zamanda organizasyon ile ilgili her detayın bu yıl düzeleceğini umarak AÖ2008′i beklemeye başladık.
Bu yıl hem jüri hemde halk oylaması yapılacağı açıklandı, öte yandan kallavi katılım ücretleri ise açıkçası işin suyunu iyice çıkardı.
30 Lira ile 150 Lira arasındaki katılım ücretlerinin nasıl bir mantıkla belirlendiğini çok merak ediyorum. En iyi banner kategorisi 150 lira, bir set banner ile katılsanız karşınıza eski para birimi ile neredeyse milyarlık bir katılım bütçesi çıkıyor. Benim merak ettiğim o banner’lardan o miktarda para kazanılıp kazanılmadığı.
Katılım ücretlerini anormal miktarda artırarak istenmeyen siteleri elemek belki mantıklı. Ancak bir o kadar da haksızlık. Çok değerli siteleri olan ancak bu sitelerden yılda 150 lira gelir elde etmeyen bir çok tanıdığım mevcut. Bu fiyat politikasının bir an önce düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Parayla katılınılan ödül organizasyonu mu olur?
Öte yandan teker teker baktığınızda her biri oldukça saygın, mesleki ve toplumsal anlamda bir yerlere gelmiş jüri üyelerinin seçimi ise tek kelime ile skandal. Bir çoğu ajans sahibi ya da yöneticisi olan jüri üyelerinin kendi ajanslarına ait siteler bol miktarda dereceye girmiş durumda. E hani okadar iyi ve eşsiz olan Türkiye’nin tek web ödülü organizasyonunun güvenilirliği nerede kaldı? Zaten dışardan kulağımıza gelen bilgiler de bu ciddiyetsizlikler silsilesini doğrular şekilde.
Kendi elemelerini yapması gereken jürilerin bu angarya kısmı başka dostlarına havale etmesinden tutun da, ödül almayı kafasına koyanların sıkı bir kulis çalışmasına girişmesine kadar bir sürü söylenti ortada geziyor. Yani klasik körler sağırlar, birbirini ağırlar durumu.
Seçilen siteler için de bir cümle etmeden geçmeyeyim. Bazıları sonuna kadar kazandığı ödülü haketse de bazı siteler ne yazık ki hiç hak etmediği şekilde podyum görmüş durumda. Dereceye girenler arasında ayda bir kez bile güncellenmeyen siteler cirit atıyor. Bunların yukarıda söz ettiğim sebepler ve sonuçlar ilişkisine bağlı olması çok olası.
Organizasyonun özensizliği ve ciddiyetsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki, hem kazananlar ödül gecesinden neredeyse bir gün sonra açıklandı, hem de AÖ2008 sitesinde açıklanan sonuçların bir çoğunda ajans kısmı “Hede Hödö Gıda Ltd.Şti” ibaresi şeklinde uzun bir süre yayında kaldı. Yüzlerce lira verip katılarak derece aldığınız yarışmada sahibi olduğunuz ajansın adı “Hede Hödö Gıda Ltd.Şti”. Bravo!!
Peki ne yapmak gerek, iyi ve objektif iyi birjüri kadrosuile başlanır. Internet ve web siteleri tüm topluma malolan uygulamalar, bu anlamda illa ki bu siteleri değerlendirecek insanların bu camidan olmasına gerek yok. Elbette belli standartları incelemek adına profesyonellere başvurmak normal ama, farklı meslek gruplarından, birkısmı akademisyen bir seçki çok daha verimli olacaktır.
Öte yandan katılım illa ki ücretli olacak ise bunun makul miktarda olması, ya da hiç olmaması gerekmekte. Elbette ülkenin tek web yarışmasına binlerce site başvuracak, ama hamama giren terler, o zaman bir şekilde bu sitelerin eleme işlemleri için eli taşın altına sokmak gerekiyor. Bir adet banner için 150 lira alırsanız, birgün o kategoride katılacak kimseyi bulamaz, ve parayı verdiği için ülkenin en kötü banner tasarımına birincilik ödülü vermek zorunda kalabilirsiniz.
Organizasyonun sponsorluk sistemini de geliştirip eli yüzü düzgün güzel bir hale dönüşmesi için çalışmak gerek.
Çok daha kısıtlı imkanlar ile gerçekleştirilen Blog Ödülleri 2009′un bu anlamda güzel dersler verdiğini düşünüyorum.

RSS Beslemesi




